GÜNDEM HABERLERİ

TRT BELGESEL Canlı İzle

TRT Haber Haberler

Reklam
     
  • Hicaz olur mu

    • Makale

    • 1641 Kez Okundu
        01.01.2013  02:54
       
     

    Suudi Arabistan tekrar Hicaz olur mu ?

    ORTA DüNYA’DAN HABERLER 31 12 2012 Ceren Kenar

    2010 yılında Tunus’ta başlayan Arap devrimleriyle öğrendiğimiz bir şey varsa o da

     

     

    “imkânsız hiçbir şeydir”

     

    sloganının bir spor markası reklamından öte bir şey olduğunun kanıtlanması oldu.

     

    Tüm amacı kendi iktidarlarını korumak üzerine bir devlet sistemi inşa eden diktatörlerin bir gün halk gösterileri ile iktidardan

    düşeceğini kimse tahmin etmiyordu.

     

    Harvard üniversitesinin Ortadoğu Bölüm Başkanı olan Roger Owen, Tunus’ta devrim ışığı

     

    yandığında çoktan Hayat boyu diktatörler:

    Bin Ali, Mübarek, Kaddafi, Esed kitabını yazmış, baskıya göndermişti. Kitap apar topar

    baskıdan çekildi, Arap devrimleri dâhil edilerek yeniden yazıldı.

     

    Ortadoğu zaten istikrarı ve öngörülebilirliği ile meşhur bir

    coğrafya olmadı hiçbir zaman.

    Ancak en yetkin Ortadoğu uzmanlarının bile öngöremediği devrimler sonrasında Ortadoğu siyasetine ilişkin tahminde bulunmak cesaret istiyor.

    Tüm bunlara rağmen, 2013’e girerken devrimsel süreçlerden nasibini diğerleri kadar almamış ülkelere dair farklı gelecek tahayyülleri tartışılıyor.

     

    Ürdün ve Bahreyn’de sular durulmuş değil ve mevcut durumun ne kadar sürdürülebilir olacağı konusunda şüpheler var.

    İran her zaman sürprizlere gebe.

    Ancak istikrarından ve bekasından nerdeyse emin olunan belki de yegâne rejim Suudi Arabistan’daki korkunç dikta rejimi oluyor.

    Suudi rejimi ve bu rejimin dizayn ettiği sistem dünya üzerinde yaşadığımız zamanın ruhuna belki de en aykırı düzen.

    Örneğin Orwellvari bir kara ütopya denemesinde bile kadınlara araba kullanmayı yasaklamak kulağa epey fantastik gelir.

    Bir ülkede, dünyaca ünlü dizaynır markaların dükkânlarının çevrelediği bir meydanda, zaman zaman örneğin büyü yaptığı

    gerekçesiyle insanların kafası kesilerek kamuya açık idam törenlerinin gerçekleşmesi en karanlık zihinler için bile ürpertici olsa

    gerek. Her şey bir tarafa devletin adının bir ailenin soyadı olduğu kaç mutlak monarşi kaldı ki dünyada?

    Tüm bu trajikomik absürtlüklere rağmen kraliyet ailesinin iktidarının yakın zamanda sarsılması beklenmiyor.

    The New York Review of Books dergisi için

    “Suudi Arabistan hiç değişecek mi?”

    başlıklı bir makale kaleme alan Hugh Eakin’e göre Batı desteği ve petrole dayalı ekonominin bu şekilde gitmesi ile Suudi rejim iktidarını koruyabilir.

    Ancak bu para- saadet- despotizm dengesinin bozulma ihtimali de var elbette.

    Zira Suudi Arabistan ekonomisi son zamanlarda parlak bir sınav vermiyor; 20-24 yaş aralığındaki Suudi gençler arasında

    işsizlik oranı neredeyse yüzde 40’larda. Ülkede ciddi bir enflasyon sorunu var. Fakirlik ve suç oranının endişe verici olduğu belirtiliyor.

    Bunun da ötesinde Suudi Arabistan’da yeni nesil, parlak, dünya ile angaje bir nesil çıkıyor.

    Suudi gençlerin twitter ve youtube

    kullanma oranı bölgede ortalamasının çok çok üstünde.

    Nüfusun yüzde 70’i 30 yaşın altında ve bu gençlerin yüzde 40’ı düzenli

    internet kullanıcısı. İronik olan ise böylesi genç bir nüfusun yaş ortalaması 80 olan bir kraliyet ailesi ile yönetilmesi.

    Suudi Arabistan için uzun süre geçerli olan klişe kraliyet ailesine yönelik muhalefetin sadece Müslüman Kardeşler temelli

    İslamcılardan geldiği, liberaller ve rejime fazlasıyla angaje iş çevrelerinin bir tehdit oluşturmadığı yönündeydi.

     

    Hatta rejimin despotizmine yönelik Batı dünyasından pek eleştiri gelmemesinin en önemli nedeni petrole dayalı menfaat ilişkisi

    de olsa, Batı’nın gözünde Kral Abdullah’ın alternatiflerinden daha ılımlı bulunmasının da bu destekte önemli bir rol oynadığı

    yadsınmaz. Kral Abdullah Batı medyasında

    “ihtiyatlı reformist”

    olarak tanımlanan ve insanlık için küçük olsa da Suudi Arabistan

    için epey büyük reformların uygulayıcısı olarak görülen bir isim.

    Ancak bu “reformist” kral Bahreyn’de barışçı göstericileri

    bastırmak için meslektaşı Bahreyn Kralı ve diktatörüne yardım için koşa koşa ordusunu göndermekten geri durmadı.

    Bununla

    beraber uyguladığı reformların da pratikte bir değişim yaratmadığı ve kozmetik uygulamalar olduğu söyleniyor.

    Suudi

    Arabistan’da son bir kaç onyıldır görülmeye alışkın olmayan liberal sesler ise gün geçtikçe daha duyulur hâle geliyor.

    Birçok

    entelektüel bunun bedelini hapis cezası çekere ödese de, özellikle sosyal medyada anonimliğini korumayı başaran muhalifler yüzbinlerce destekçi buluyor.

    Suudi Arabistan’da devrim zor. Ancak reform kaçınılmaz.

    Suudi demokrasi yanlısı gençliğin ihtiyaç duyduğu kudret ise ya

    ekonomik bir krizden, ya da Batının tavır değiştirmesinde mevcut. 

     

     

     

     
Rastgele Bloglar
bürokratik oligarşiyle
Domaniç yolcusu Unutulan sır 1946
barış korkusu
Standard & Poor's
Barla
Şeriat ve Libya
Filistin Devleti
Los İndignatos
Luc Boltanski
İstanbul Şiir Festivali
Azsonra Tv Günün Videosu


leyla ile mecnun sigortalı ismail abi

Flash Manşetler
Reklam
Azsonra Fotografi